beslenmede-dogru-bilinen-yanlislar

1. Diyet yaparken ekmeği hayatımızdan çıkarmak

Diyet yaparken ya da günlük beslenmede kalori kısıtlamasında bulunmak amacıyla, önce ekmek tüketmeyi bırakıyoruz. Ancak ekmeğin vücuda 2 büyük faydası var: Birincisi kan şekerini dengeliyor, ikincisi ise sinir sistemi için çok gerekli olan vitaminlerin alımına katkıda bulunuyor.

Ekmek tüketiminin miktarı kişinin kilosuna, cinsiyetine veya çalışma temposuna göre değişkenlik gösterebiliyor. Sağlıklı bir insanın her öğünde ortalama ikişer dilim ekmek tüketmesi fazla olmayacaktır. Gün içinde bir kişi en az 6-8 dilim tüketebilir.

Ekmek bir tahıl grubu yiyeceğidir. Diğer tahıllarla değişiklik yapılarak tüketilebilir. Örneğin bir dilim ekmek yerine öğününüzde 2-3 yemek kaşığına karşılık gelecek pilav özellikle daha sağlıklı olan bulgur pilavı veya 5-6 yemek kaşığı  kurubaklagil tüketebilirsiniz. Ekmek veya pilav yemek istemezseniz, bir kase çorba içebilirsiniz. Ekmeğin cinsi tam buğday, çavdar veya kepekli olmalı

2. Düşük kalorili diyetler

Manken diyetleri, mucize diyetler, sadece protein ya da sadece sebze-meyve gibi tek yönlü diyetlerin zararları bilimsel ortamlarda sürekli vurgulanmasına rağmen medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle maalesef bu diyetler halen gündemdeki yerini korumaktadır. Düşük kalorili diyetler kısa sürede kilo verdirse de  sadece su ve kas kaybına neden olduğundan yağ kaybı sağlamaz dolayısıyla kişi yüzünde bir incelme fark etse dahi özellikle karın ve basen kısmında incelme olmaz . Bu tür diyetler çok düşük olan karbonhidrat içerikleriyle su ve elektrolit dengesinde bozukluk, kalsiyum ve sodyum atımında artış, osteoporoz, hiperlipidemi ve gut gibi riskler taşır. Ayrıca, çok düşük kalorili diyetlerin birçok mikro besin öğesinden eksik olduğu düşünülürse ciddi vitamin-mineral kayıpları ve bunların doğuracağı sorunlar da unutulmamalıdır. Bu tür diyetlerde enerji alımını azaltmak için öğün atlanması ise metabolik hızın düşmesine, böylece ağırlık kaybının zorlaşması, yavaşlaması, hatta durmasına neden olur.

Doğru diyet mi acaba?

Size verilen programı kontrol edin.
Tüm besin grupları bir günlük diyet içinde yer alıyor mu?
Bu besinler her zaman alışveriş yaptığınız süpermarket veya manavda var mı?
Yaşam tarzınıza ve bütçenize uygun mu?
Program sevdiğiniz besinleri yemenize de müsade ediyor mu?
Sadece birkaç hafta değil ömür boyu uygulayabileceğiniz bir program mı?

3. Zayıflama hapları, karışımlar ve diyet form çaylar kullanmak

beslenmede-dogru-bilinen-yanlislar-2

Bitkisel olduğu iddia edilen çeşitli haplar son derece sakıncalıdır. Bazılarının vücut yağında azalmaya yardımcı olduğu söylenirken, bazılarınınsa tokluk hissi yaratarak besin alımını azalttığı bilinmektedir. Ancak besin alımının yanlış bir dengede azaltılmasıyla elde edilen sonuçlar ortadadır. Yapılan araştırmalar sonucunda, bazı hapların içerisinde Kafein ve Sitrus Uranyum maddelerinin bulunduğu ve bu maddelerin birleşip kana karıştığında, kalp atışlarını hızlandırdığını ve hatta ölümlere yol açtığı ifade edilmiştir. Zayıflama haplarının etkili olduğu, ancak kalbe zararlı yan etkilerinin olduğu ve hatta ölümlere yol açtığı artık kanıtlanmış bir gerçek konumundadır.

Piyasada satılan bazı toz karışım ve içeceklerin ise tıpkı yanlış uygulanan diyetlerde olduğu gibi vücut yağında kayıp sağlamadığı bilinmektedir. Bu gibi ürünler diüretik etkileriyle su kaybı gerçekleştirir, yani kaybedilen kilonun sahte olduğu söylenebilir. Aynı zamanda laksatif etkisiyle bağırsakları çok çalıştırarak yiyeceklerin kolay atımını sağlar. Bu tür diyet çaylar ve ilaçlar bağırsağın kendi kendine çalışmasını durdurur ve ilerleyen dönemlerde bağırsak tembelliğine sebep olurlar. Hatta artan kolon kanserlerinin nedenlerinden biri de sürekili laksatif kullanarak tembelleştirilmiş bağırsaklardır.

4. Günde 3-4 litre su içmek

Su, vücutta oluşan toksik maddelerin atılması için gereklidir. Sodyum, flor, potasyum, kalsiyum ve klor minerallerini içerir. Günde ortalama iki litre tüm vücut ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. Fazla tüketimi böbreğin fazla çalışmasına ve vücut elektrolit dengesinin bozulmamasına neden olur.

5. Kolesterol hastalarının hiç et yememesi

Vücudumuz kolesterolün yüzde 80’ini kendisi üretir, yüzde 20’lik bölümünü ise gıdalardan alır. Dışarıdan da bol bol kolesterol aldığımızda kanımızdaki oranı yükselir. Bu, risklerin birini arttırmak anlamına gelir. “Kolesterol hastaları et yememeli” diye kesin bir olgu yoktur, sadece etin miktarına dikkat etmeleri gerekiyor. Özellikle tavuk ve balık eti tercih edilmelidir.

6. Soda içerek zayıflamak

beslenmede-dogru-bilinen-yanlislar-1

Soda sindirime yardımcı olan, hazmı kolaylaştıran bir içecektir. Fakat bu özellikleri ile yağ yakımına neden olmaz. Ayrıca içeriğinde yüksek oranda sodyum bulunduğundan  hipertansiyon hastalarının tansiyonunu yükselterek risk oluşturabilir.

7. Öğün atlamak

Öğün atlamak bir sonraki öğünde çok daha fazla besin tüketimiyle kilo almaya yol açacaktır. Bu nedenle öğünleri zamanında tüketmelisiniz. Diyet bir beslenme disiplinidir aksi halde sağlık sorunları ve bedende şekil bozuklukları ile karşılaşabilirsiniz.

8. Diyette meyveyi kısıtlamak

beslenmede-dogru-bilinen-yanlislar-3

Meyve ve sebzeler vitamin, mineral ve lif açısından en doğal ve en kaliteli besinlerdir. Son dönemde Karatay diyetleri gibi meyve tüketimini sınırlayan diyetler insan sağlığını tehdit etmekte ve hatta geri dönüşü olmayan hastalıklara sebep olmaktadır.

Vücudumuz çalıştığı müddetçe glukoz dediğimiz şekere ihtiyaç duyar.  Eksikliği ise halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk isteksizlik başta olmak üzere birçok rahatsızlığa neden olur. Meyveler en doğal glukoz deposudur. (fruktoz) Aynı zamanda düşük kalorilidir. Vücudun ihtiyacı olan glukozu (şekeri)  meyvelerden karşılamadığımız durumda vücut bu ihtiyacını daha kalorili ve doğal olmayan çikolata, kek, baklava vb. şeker kaynaklarından karşılamaya başlar, ki bu da hızlı kilo alımı ve şekilsiz yağlanma, şeker hastalığı, kalp ve koroner rahatsızlıklar, kabızlık vb. rahatsızlıklara neden olur. Günde ortalama 4-5 porsiyon meyve  tüketimi sağlıklı bir vücuda sahip olmak için gereklidir.

Diyabetliler meyve yiyebilir mi?

Diyabet hastaları günlük karbonhidrat miktarını iyi ayarlamalıdır. Ekmek, pilav, kurubaklagil ve meyve şeker hastalarından ilk uzaklaştırılan yiyeceklerdir. Halbuki tamamen günlük beslenmeden çıkarmak yerine ölçülü miktarlarda tüketmek daha doğru olur. Her diyabet hastası günde ortalama 2-3 porsiyon meyve yemelidir. Meyvelerden glisemik indeksi yüksek üzüm, muz, kayısı, dut ve inciri daha az; elma, şeftali, erik, kivi, portakal vb. meyveleri daha çok tercih etmelidir. Ayrıca meyve yerken yanında ekmek, peynir, süt veya yoğurt  gibi proteinli bir besin alırsa şekeri daha az yükselir.

9. Sabahları aç karna limon ve greyfurt suyu içilmesi

Aç karna alınan asitli içecekler mide rahatsızlığına sebep olur. Limon ve greyfurt gibi asitli içecekler vücuttan sodyum atımını artırır, tansiyonu düşürür. Bu durum tansiyonu düşük olan kişilerde riskli sonuçlar doğurabilir.

10. Aç karna egzersiz yapmak

Aç karna yapılan fiziksel aktivite kişinin kan şekerini çok fazla düşürürken, hemen yemek ardından yapılan aktivite kalbe yük bindirecektir.  Tavsiye edilen, yemek yendikten ortalama  bir-bir buçuk saat sonra kan şekerinin yükselme anında yapılan düzenli egzersizdir.

11. Akşam 5’ten sonra yemek yememek

Bir kişinin ortalama açlık süresi 5-6 saattir. İki ana öğün arasında veya ana öğün ile uyku arasında bu kadar süre (en az 4 saat) olmalıdır. Ara öğün arası da iki saat yeterlidir. Daha uzun süre açlıklarda kan şekeri düşer. Daha kısa süreli olursa da yenilen yiyecekler hazmedilmeden hızlı depolanır. Dolayısıyla kişi saat kaçta yatacaksa en az 4 saat önce ana öğünü, 2 saat önce de meyve veya süt gibi ara öğününü almalıdır. Örneğin; 12’de yatıyorsa en geç 8’de, 3’te yatıyorsa (gece metabolizma yavaş çalıştığından) en geç 9-10 gibi yemeğe son vermelidir.