FUE Saç Ekimi

Binlerce yıldır çözümü istenen bir sorun: saç dökülmesi. Saç dökülme sorunu için bilinen en eski çözüm, Mısır’da 3500 yıl önce keşfedildi. Haşlanmış timsah, kedi ve kiraz kılı ile; su aygırı yağından oluşuyordu… Neyse ki hiç kimse o zamanlar saç nakli teknolojisini keşfetmeye çalışmamış değil mi?

Saç ekimi çağının modern dönemi, New Yorklu dermatolog Norman Orentreich’in çalışmaları ile 1950’lerin sonlarına doğru başladı. Erkek tipi kelliklere sahip hastalardaki saçsız bölgelere ücretsiz donör greftleri denenmesinden önce; nakledilen saçların, “alıcı” bölgedeki orijinal tüylerden daha fazla gelişeceği düşünülüyordu. Orentreich, tedavinin saç geliştirici ve kalıcı olduğunu kanıtlamakta kararlıydı…

Sonraki 20 yılda cerrahlar daha küçük greftleri nakletmeye çalıştı ancak kesin sonuçlara ulaşıldığı söylenemezdi. 1980’lerde Amerika’da binlerce mikro-greft tek bir oturumda kullanılmaya başlandı.

2000’li yılların başında “lateral slit” tekniğinin uygulanması, saç nakli cerrahlarının 2 ila 4 saç foliküler ünite greftlerini yönlendirmelerini sağladı ve böylece greftler saçlı derinin yüzeyine yayılabiliyordu. Bu sayede nakledilen saçlar, kafa derisinde kel bölgeleri daha iyi kapatmaya başladı.

Günümüzde Saç Ekimi (Robotik Saç Cerrahisi)

1987 yılında ilk modern laparoskopik cerrahi ile gelişmeye başlayan robotik teknoloji, safra kesesi ameliyatı ile başladı. NASA Araştırma Merkezi desteği ile geliştirildi, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise “Da Vinci” Robotik Sistemini (Intuitive Surgical Inc., Sunnyvale, CA) 2000 yılında genel cerrahide kullanılması için onayladı.

Bu tarihten itibaren dünya genelinde 2 milyondan fazla ameliyatta kullanılan yöntem; günümüzde üroloji, kalp damar, KBB, jinekoloji ve genel cerrahi ameliyatlarında başarıyla kullanılmaktadır. Halk arasında kapalı ya da kansız ameliyatlar olarak bilinen “laparoskopik ameliyatlar” kapsamında; fıtık, yemek borusu, mide, safra kesesi, karaciğer, pankreas, apandisit, ince bağırsak ve kalın bağırsağın birçok hastalığının yanı sıra böbrek, prostat ve mesane hastalıkları da günümüzde robotik cerrahi ile tedavi edilebiliyor.

Sağlık sektöründe birçok operasyona öncülük eden robotik cerrahi, saç nakli tedavilerinde de başarılı sonuçlar sağladı.

2011 yılında saç naklinin geleceği Amerika’da FDA tarafından onaylandı. ARTAS® Robotik Saç Ekimi saç nakli teknolojisinde bir ilk oldu ve şu anda tek saç nakli sistemi olmayı sürdürüyor.

Gelişen teknoloji ile birlikte, robotik saç cerrahisi sürecinde 3D teknolojisi kullanılmaya başlanarak, robotik ekim ile nasıl bir görünüm kazanılacağına dair sorular ortadan kalktı.

Robotik saç ekimi sisteminin ardındaki düşünce; insandan kaynaklı hataları minimuma indirerek hızlı ve güvenilir sonuçlar almak. Saç kökü kırılması, dikiş izi gibi problemleri ortadan kaldıran robotik saç ekimi teknolojisi, sağlıklı saçları koruyarak daha doğal sonuçlar elde etmeyi öngörüyor.