Başarılı bir şekilde yüksek miktarlarda kilo verdikten sonra özellikle cildiniz buna uyum göstermediyse üzülmeyin, çaresi var.

Aşırı kilonuz vardı; ameliyatlı ya da ameliyatsız zayıfladınız ama vücuduz, özellikle deriniz, zayıflamaya uyum
göstermedi. Artık istediğinizi giymek, daha güzel ve biçimli görünmek istiyorsunuz. Bu vücudun toparlanma şansı var mı? Bu sorunu yaşayan hastaların en çok merak ettiği soruları yanıtlıyoruz.

vucut-sekillendirme-2

Günümüzde zayıflama için yapılan ameliyatlar çok popüler oldu. Bu ameliyatlardan sonra kilo kaybeden hastalarda ne tür problemler ortaya çıkabilir?

Aşırı kilolu olan hastaların zayıflama ameliyatı sonrası büyük volümde kilo kayıpları, tüm vücudu içeren şekil ve kontur bozukluklarına yol açar. Burada derinin sarkması asıl sorunu oluşturur. Bu grup hastalar 20-100 kg arasında
kilo kaybederek zayıflamışlardır. Deri bu zayıflamaya uyum sağlayamaz, kendini toparlayamaz, bol ve sarkık kalır. Bunu bir balon şişirmeye benzetebiliriz. Balonu şişirip bıraktığınızda asla eski şeklini almaz, pek çok yerinde incelme
ve yırtıklar oluşur. Derimiz de hızla genişlerken içindeki elastik liflerde bazı yırtılmalar olur, bolluğun dışında da belirli bölgelerde çeşitli çatlaklar görülür. Bunun gibi vücuttaki deformatilerin düzeltilmesi plastik cerrahinin özel ilgi alanını oluşturur. Buna postbariatrik cerrahi denir. Yani zayıflama ameliyatları sonrası oluşan deformatilerin düzeltilmesini içeren bir dizi ameliyat bu gruba girer. Son 20 yılda giderek popüler olmuştur.

Bu hastalarda gerçek problem nedir?

Bütün problem kilo kaybı ile beraber derideki gerginliğin bu küçülmeye uyum göstermeyerek bollaşıp sarkmasıdır. Buradaki deformite erkeklerde maskülen, kadınlarda ise feminen görüntünün yani formun kaybolmasıdır. Problem gerçekte üç boyutludur. Yani bir yerde lokalize olmayıp bütün vücut algısını olumsuz etkiler.

Bu hastaların iyi bir vücudu tekrar kazanma şansları var mı?

Tabii ki var. Ancak bu bir dizi ameliyat gerektirir her hastayı kendi özellikleri ve ihtiyaçları ile değerlendirmek gerekir.

Çok sayıda ameliyat derken hangilerini kastediyorsunuz?

Gerçekte bu hastaların, her estetik bölgesi için bir düzeltme ameliyatına ihtiyacı vardır; Mesala karın, bel,
popo, bacağın önü-yanı-içi, meme, kol sırt, boyun ve yüz gibi… Bunların hepsini tek tek ameliyat etmek doğru
değildir. Bunları gruplayarak, estetik devamlılıkları ile değerlendirip toplam üç veya dört ameliyatla düzeltmek
mümkündür. Bunlardan birincisi ve en önemlisi merkeze yaklaşım yani, bel bölgesidir. Bu bir kemer gibi 360 derece karın, bel, kuyruk sokumu, popo, bacağın önü, yanı ve genital bölgeleri kapsayacak şekilde tek seansta bir düzeltmeyi içerir. Buna “Belt Lipectomy” yani “Kemer Lipektomi” adını veriyoruz. Burada karın germe ameliyatlarında yapılan izi arkaya doğru uzatıp tek bir iz bırakarak iyi ve iddialı bir form elde ediyoruz. İkinci bölge meme kollar ve
sırtı içerir. Bu vücudun üst bölümünü kapsar. Burada hastanın ihtiyacına göre kol germe, sırt germe, meme büyütme ve kaldırma ameliyatları tek seansta yapılarak bazen tek bir iz bırakarak vücudun üst bölümü şekillendirilir. Üçüncü bölge bacak içidir. Bacak germe ameliyatı yapılarak bölge düzeltilir. Dördüncü bölge eğer hastanın ihtiyacı varsa yüz ve boyun bölgesidir, bu bölgelerdeki germe ameliyatlarını içerir. Böylece iyi bir planlama ile tüm vücut, en az sayıda
ameliyat ve izle toparlanmış olur. Tabii ki ameliyatlar kişiseldir. Planlama yapılırken her hastanın arzusu, önceliği ve ihtiyaçları da ele alınmalıdır.

ÜÇ BOYUTLU DÜŞÜNÜYORUZ

vucut-sekillendirme

Bu ameliyatlarda amaç nedir?

Yapılacak tüm işlemlerde amaç; en iyi vücut şeklini elde etmek, en az ve en kısa ameliyat izi ile bunu yapmak, hızlı ve problemsiz yara iyileşmesini sağlamak, en çabuk ve en kısa sürede sosyal ve iş hayatına geri dönüşü sağlamaktır. Burada çoklu bölgede deformite olduğu için üç boyutlu düşünmek esastır. Aynı anda ve tek seansta birbirine bağlı estetik ünitleri tek bir ameliyat izi ile düzeltme avantajı değerlendirilir.

Bu ameliyatlar için ideal hasta özellikleri neler?

Bu hastalar genellikle genç orta yaş grubudur. Vücut algısı tam, beklentileri gerçekçi, psikolojik olarak hazır, ilave metabolik hastalıkları olmayan ve vücut kitle endeksi 30-32’nin altında olan kişiler bu tarz ameliyatların başlanması için idealdir.

Bu ameliyatlarda iz kalır mı?

Her ameliyatta olduğu gibi burda da izler kalır. Tüm vücudu şekillendirmenin bırakacağı izler bölgesel yapılan ameliyatlara göre daha uzun olacaktır. Erkekte ve kadında farklılık göstermekle birlikte ameliyatın planlanması ve
ameliyat öncesi çizimler en önemli detaylardandır. Bu ameliyatlarda izler genellikle iç çamaşırlarının içinde ve görünmeyecek yerlerde bırakılır. Dekolte bölgelerinde iz olmaz. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki elde edilen
şekil ve form en önemlisidir. İyi form elde edilirse izler sorun olmaz. Ameliyattan sonra izlerin belirsiz
olması için çeşitli kremler, silikon içeren bant uygulamalarını öneririz.

Kaynak: Esteworld Magazine 19. Sayısı