zayiflamanin-kurallari-degisiyor

Bugüne kadar çok yol denediniz ama hala ideal kilonuza ulaşmayı ya da bu kiloda kalmayı başaramadıysanız hatalarınızı gözden geçirme zamanı gelmiş demektir!

Yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte, kışın giyilen kalın ve kat kat kıyafetler yerini ince hırka, tişört ve gömleklere bırakır. Fazla kiloları daha da görünür hale gelebilir. “Kilo almak kolay, vermek zor” anlayışı da birçok kişiyi umutsuzluğa düşürecektir. Oysa unutulmamalı ki diyet yapmak değil, diyetisyen desteği alarak kalıcı kilo kontrolü hedeflenmelidir.

İşte Beslenmede Yapılan 10 Hata!

Hatalarımızı fark edip yönümüzü doğruya çevirirsek ideal kilomuza ulaşmak eziyet çekmeden de mümkün olabilir.

Hata 1 – Az yersem, kahvaltıyı geç yapıp öğün atlarsam kilo verebilirim

Öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz olumsuz etkilenebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir. Ayrıca, çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve kalori almadığınızda enerji harcamanız azalır. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir.

Hata 2 – Bazı besinleri hayatımdan çıkarmak zorundayım

Beslenme sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece (diyabet, alerji, hipertansiyon vb.) besinlere yasak koymak mutsuzluk yaratır. Bu nedenle, sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin bilincinde ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi kullanılmalı ve vücutta denge sağlanmalı. Diyet yapan insan cezalı değildir. Tüm besinler yenebilir. Bana en çok sorulan gıdalar olan patates, havuç, mısır, bezelye, muz, incir, üzüm, kavun, karpuz, sütlü tatlılar, hatta çikolata bile, tıbbi nedenlere yasaklamak gerekmiyorsa; miktar, sıklık kontrolü yapılarak ve gerekiyorsa yanında dengeleyici unsur eklenerek yenebilir.

Hata 3 – Bir haftada 4-5 kilo vermeliyim

Kilo kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama yarım ile bir kilo arasında olması yeterli. Yüksek kilolu bireylerde miktar biraz daha fazla olabilir. Bu değerlerin üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak şey, kilonun hangi kütleden olduğudur. Kas kütlesi beraberinde su kaybına da neden olarak tartıda kilonuzu hafifletebilir ama kalp ve böbrek başta olmak üzere organ sağlığınız riske girer. Ayrıca kas kütlesi kaybı, yüzünüzde ve vücut dokularınızda deformasyonlara neden olur.

Hata 4 – Tek tip beslenerek hızla kilo verebilirim

Lahana çorbası, keten tohumu, her yıl farklı bir besinin popüler olmasıyla yapılan meyve diyetleri, limon suyu içmek gibi tek tip, şok diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir “yapboz”a benzetirsek, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir. Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir ve su-kas kaybı yaşanır.

Hata 5 – Vücudumdaki su ve kas beni şişman gösteriyor

Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturan, “su kütlesi” hemen geri gelip artabilir. Kas kaybı durumunda ise maalesef, yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan işçileri olan kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Hatalı diyet nedeniyle, birey kilo alma adayı haline gelir. Egzersiz miktarı ve şiddeti fazla olduğunda kas kütlesi artarak kilo fazla görünebilir, oysa yağ kütlesi azaldığı için bu olumsuz bir durum değildir. Kaslar vücudun sürekli çalışan işçileridir, metabolizma hızımızı destekler.

Hata 6 – Karbonhidratla proteini ayırmalıyım

Bilimsel anlamda baktığınızda, yeterli ve dengeli beslenme, tüm öğünlerde besin gruplarının en az üç tanesini yeterli ve dengeli miktarda almaktır. Yani mümkün olan tüm ögünlerde, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler, mineraller, posa ve su gibi temel ögeler alınmalıdır. Ayrıca besinlerin çoğunun doğal bileşimlerinde bu besin öğeleri birlikte yer aldıkları için teknik olarak ayırmak mümkün değildir.

Hata 7 – Diyetimi zayıflama ilacı ile desteklemeliyim

Diyet sırasında kilo verme amacıyla alınan bitkisel veya kimyasal ilaçlar mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalı. Bireylerin bilinçsiz bir şekilde, doktor onayı ve önerisi olmadan ilaç kullanımı çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yanlış kullanım, vücutta kalıcı hasarlara, beyin fonksiyonlarında zayıflamaya, kalıcı tiroit hasarlarına, malnütrisyona yani kötü beslenmeye ve sonunda kalp, tansiyon, diyabet ve hatta kanser gibi ciddi ve hayati risk taşıyan hastalıklara neden olabilir.

Hata 8 – Bitki çaylarını sınırsız içebilirim

Bitki çaylarının mucize gibi görülüp sınırsız tüketilmesi yanlıştır. Bazı türlerin aşırı tüketimi vücutta kalsiyum atımına ve kemik erimesine, bazı türler kalıcı bağırsak problemlerine neden olabilir. Örneğin çok iyi bir antioksidan olan ve metabolizmayı hızlandıran yeşil çay önerirken bile bazı noktalara dikkat edilmelidir. Hipertansiyonu, kalp aritmisi yani ritim bozukluğu ve hipertroidi olanlar yesil çay tüketirken dikkatli olmalı.

Hata 9 – Çok spor yaparsam zayıflarım

Yapılan egzersizin türü ve şiddeti kilo vermeye ve yağ yakmaya uygun nabız aralığında planlanmalı ve bu mutlaka takip edilmelidir. Bu takip edilmediğinde egzersizin şiddeti aşırı fazla veya az olabilir. Kilo kontrolünün sağlanabilmesi için mutlaka kas kaybı yaşatmayacak bir diyet ve uygun egzersiz planlanmalıdır.

Hata 10 – Zaten diyet gibi besleniyorum

Bu sürekli duyulan bir ifadedir ama aslında beslenme uzmanı tarafından bireye özel planlanmış bir program gereklidir. Bunun için en doğru sistem, ekip çalışmasıdır.

  • Dahiliye uzmanı veya endokrinolog tarafindan değerlendirilen biyokimyasal bulgularınız,
  • Metabolizma hızınız,
  • Detaylı vücut analiziniz,
  • Besin tüketimi kaydınız,
  • Yaşam şekli ve beğenileriniz göz önüne alınarak, beslenme uzmanı tarafından hazırlanan, sağlıklı ve kalıcı bir beslenme programı kullanılmalıdır.
  • Ayrıca incelme ve vücut şekillendirme için de etik cihaz ve yöntemlerden destek alınabilir.
  • Bilimselliğin ışığında mucize olmadığına inanmak en önemli adımdır. “Yaşam kalitesini artırmak” ve “gerçekten kalıcı zayıflama sağlamak” için, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, yaşam şekli haline getirilmeli ve mutlaka davranış değişikliği sağlanmalıdır.

Kaynak: Esteworld Magazine 17. Sayısı